Hayata Dair
DosyalarEkleme Tarihi
magirbas
M.Taşkın
F.Kalaycıoğlu
Biz KADINLARI hiç sevmedik! Saçlarını sevdik hele bir de sarışınsa daha çok sevdik... Ağızlarını sevdik hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik... göğüslerini sevdik... Bacaklarını sevdik hele bir de sütun gibiyse bayıldık... Kalçalarını sevdik... Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik... Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık"... Her yerlerine iyice ve dikkatle! Baktık... Pekiyi görememiş olacağız ki bir daha baktık...Bir daha ve bir daha... Kadınların her yerlerine baktık ama.....GÖZLERİNE ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok GEÇ olmuştu...Metin: Dr.Eray AYBAR...Slayt Tasarım: Çetin İMİR
Tüm hatalı alanlarını yok etmiş, bir bireyin portresi....Hatalı alanlardan bağımsız insanlar, mutluluğu kovalamazlar, sadece yaşarlar ve mutluluk onları bulur. Gerçekten nadir bulunan insanlardır, onlar için her gün mükemmeldir....Kaynak kitap: Hatalı Alanlarınız/ Dr. Wayne W. Dyer....İ.Elma
M.Taşkın
İ.Elmalı
İ.Elmalı
M.Taşkın
M.Taşkın
Yaşamayı sadece biyolojik (yeme – içme - cinsellik) olarak algılayanlar, olaylar karşısında “bana ne” veya “sana ne” diyerek kolaycılığa kaçarlar…
“Bana ne” kaçışının arka planında “Karışırsam bana zarar verebilirler” korkusu vardır. “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” sözleri, bu korkunun bir ifadesidir… Birine “sana ne” demek, “Sen taraf olma ki yaptıklarım yanıma kâr kalsın” demektir… Kısacası “ön kesmek”tir…Günlük hayatımızda küçük ayrıntılar gibi görünen “bana ne/sana ne” davranışlarının temelinde cahillik; arkasında, insanlığın daimi düşmanı şeytanın gayreti vardır. Çünkü; O, “insan yanlış yapsın” istemektedir...H.Çeşmeci
M.Taşkın










